İçeriğe geç
TEST GÜNLÜĞÜ
Forum
Ford

Ford Sierra RS Cosworth 1986-1992

and Bir dönemin son büyük sıcak hatchback 'ini konuşurken karşımıza çıkan Ford Sierra RS Cosworth, aslında bir "kurtarma operasyonundan" doğmuş bir...

and

Bir dönemin son büyük sıcak hatchback‘ini konuşurken karşımıza çıkan Ford Sierra RS Cosworth, aslında bir “kurtarma operasyonundan” doğmuş bir efsanedir. 1986 yılının baharında Avrupa’daki Ford Motorsport yönetimi, markanın turizm aracı sınıfında artık rekabetçi konumda olmadığını açıkça görmüştü ve bu gerçeği kimse inkâr edemiyordu. Üstelik Sierra adlı model, 1982’den beri sahibine haksız yere yüklenmiş kötü bir imajla ömrünü sürdürüyordu — hafifçe övünürsek, “Pinto kökenli motor + eski gövde = sıradan aile arabası” formülüyle hatırlanıyordu. İşte tam bu noktada, Ford’un Avrupa motorsporları sorumlusu Stuart Turner, projenin temellerini attı ve bir turizm aracı yarışında Group A sınıfının mutlak şampiyonunu yapma hedefi belirledi. Bu makalede Gaz6 test ekibi olarak, 25 yıllık otomotiv yazıncılığı tecrübemle bu efsaneyi teknik verileri, motorsporları geçmişini ve gerçek yol deneyimini harmanlayarak masaya yatırıyorum.

📜 Doğuş Hikayesi ve Gelişim Süreci

Turner, projenin başında Walter Hayes ile görüştü. Hayes, Ford’un o dönem halkla ilişkiler başkan yardımcısıydı ve geçmişte 1966’da Le Mans’ı kazandıran Ford GT40’ın gelişimine öncülük etmişti; aynı zamanda 1960 ve 1970 yıllarında Formula 1’de markaya 154 zafer ve 12 dünya şampiyonluğu getiren Cosworth DFV motorunun arkasındaki isimdi. Hayes’in bu projeye duyduğu ilgi sınırsızdı ve Turner’a tam destek sözü verdi. Ardından Turner, Ford’un uzun yıllardır yanındaki mühendislik şirketi Cosworth’ü ziyaret etmek üzere Ken Kohrs’u davet etti; orada Cosworth’in kendi inisiyatifinde geliştirdiği YAA motoru tanıtıldı.

Bu prototip, çift kammalı, 16 supaplı ve Ford’un kendi T88 bloğu — halk arasında Pinto olarak bilinen — üzerine kurulu bir motordu. Turner’ın Group A şampiyonu için ihtiyacı olan motor için neredeyse ideal bir temel sunuyordu. Bu yüzden turbo versiyon (Cosworth YBB) talebi konuldu ve hedef 180 beygir gücünde sokak sürümü, yarış düzeninde ise 300 beygirdi. Cosworth olumlu yanıt verdi ancak iki şart koydu: sokak versiyonu en az 204 beygir üretmeliydi ve Ford en az 15.000 adet motor kabul etmeliydi. Turner’ın projesine yalnızca yaklaşık 5.000 motor yeterli olsa da, Ford bu koşulları kabul etti. Sonraki yıllarda fazladan o 10.000 motor, markanın ikinci nesil dört kapılı Sierra RS Cosworth’u geliştirmesinin de başlıca nedenlerinden biri oldu.

Görevi şanzıman bulmak ise daha zorlayıcı bir işti. Ford Mustang’te de kullanılan Borg-Warner T5 seçildi, ancak Sierra’nın yüksek devirli doğası bazı sorunlara yol açtı; sonunda Borg-Warner, Sierra RS Cosworth’a kullanılacak şanzımanlar için özel bir üretim hattı kurmak zorunda kaldı. Bu aşamada projenin en kritik kararlarından biri de gövde seçimiydi: Turner’ın ekibi Nisan 1983’te Sierra’yı temel olarak belirledi çünkü araç arkadan itiş ve makul aerodinamik direnç gibi gereksinimleri karşılıyordu.

Ford Sierra RS Cosworth 1986-1992
Ford Sierra RS Cosworth 1986-1992 Tasarım Çizgileri ve Ön Görünüm

💰 Üretim Yılları, Donanım Seviyeleri ve Güncel Piyasa Değeri

Söz konusu araç 1986 ile 1992 yılları arasında üretilen bir modeldir; üretim sürecinde iki farklı gövde konfigürasyonu yan yana yürüdü. İlk nesil, 1986–1987 yıllarında üç kapılı hatchback olarak sunuldu ve daha sert, daha agresif bir karaktere sahipti. İkinci nesil ise 1988’den 1992’ye kadar dört kapılı saloon formatında üretildi; fazladan o 10.000 motorun getirdiği talep sayesinde bu versiyon da hayata geçti.

Ford, araçtan fiyatı düşürmek için oldukça radikal önlemler aldı. Örneğin araç yalnızca üç dış renk — siyah, beyaz ve moonstone blue (aytaşı mavi) — ile tek bir donanım seviyesinde sunuldu. Bu kısıtlamalar, aracın koleksiyon değeri açısından bugün büyük önem taşıyor: orijinal renkte ve iyi korunmuş bir örnek, ikinci el piyasasında artık sıradan bir alım-satım değil, ciddi bir yatırım nesnesi konumunda. Gaz6 değerlendirmesine göre, bu araç için “fiyat” kavramı klasik anlamda geçerli değildir; söz konusu değer 2. el / koleksiyon değeri olarak belirlenir ve aracın korunma durumu, orijinallik derecesi ile bakım geçmişi fiyatı doğrudan etkiler.

Pazar potansiyeli açısından bakıldığında durum ilginçtir: Hayes, 1984’te Avrupa’daki birçok Ford bayisine ziyaretlerde bulundu ve Group A’da yer alabilmek için 5.000 araca satılması gerektiğini hatırlattı. Ancak bayilerin tahmini yalnızca 1.500 araçtı — bu geri bildirim pek de cesaret verici değildi. Yine de Hayes pes etmedi; prototipler ortaya çıktıkça bayilere test sürüşü oturumları düzenlendi ve yeni araca duyulan tutku belirgin şekilde arttı.

🏁 Motorsporları Mirası, Motor Mimarisi ve Şasi Mühendisliği

Sierra ile Cosworth arasındaki süspansiyon farklarının çoğu, Amerika’da turboşarjlı Jack Roush IMSA Merkur XR4Ti’sini yarıştırmaktan ve Andy Rouse’un 1985 British Saloon Car Championship kampanyasının başarılı olmasından edinilen deneyimlere bağlanır. Ford’un müşteri yarış hazırlığı için kullandığı birçok dış belge, parçaları tanımlarken “XR4Ti için geliştirildi” ibaresini taşıyordu. Roush’ın IMSA araçlarındaki süspansiyon ve aerodinamik mühendisliği, Ford’a değerli geri bildirim sağladı; hatta XR4Ti’den bazı seri üretim parçalar Cosworth’e de yansıdı — mesela integral boost göstergeli hız göstergesi ve motorsport 909 şasi sertleştirme plakaları.

Motora döndüğümüzde, Cosworth DFV mirasının izini sürmek mümkündür. YBB motoru, Pinto kökenli T88 bloğun üzerine kurulu çift kammalı, 16 supaplı bir tasarımdı ve 277 Nm tork ile 180 beygir gücünü sokakta üretiyordu. Bu motor mimarisi, markanın Formula 1’deki başarılarının tohumlarından beslenmişti; DFV’nin getirdiği mühendislik bilgisi, artık bir turizm aracının kalbine yerleştirilmişti.

Gövde tasarımı konusunda Lothar Pinske, aracın yüksek hızda kararlı olmasını sağlamak için dış görünüşe gelince tam yetki (carte blanche) istedi. Deneyimler, Sierra hatchback gövdesinin hatta nispeten orta hızlarda bile önemli aerodinamik kaldırma kuvveti ürettiğini gösteriyordu. Rüzgar tüneli testleri ve İtalya’nın Nardò pistinde yapılan deneme sürüşlerinden sonra ortaya konan prototipte, büyük arka kanat özellikle dirençle karşılandı; ancak Pinske 300 km/s hızda yere teması korumak için bu kanadı zorunlu kıldı. Arka camdan çıkan hava intercooler’e beslenmek için farlar arasındaki açıklığa ihtiyaç vardı ve jant genişliklerini barındırmak adına tekerlek kemerinin uzatılması da şarttı.

Ford Sierra RS Cosworth 1986-1992
Ford Sierra RS Cosworth 1986-1992 Kokpit, Gösterge Paneli ve İç Yaşam Alanı

⚡ Sürüş Dinamikleri, Şanzıman Tepkileri ve Yakıt Tüketimi

Ayakta duran bir Sierra RS Cosworth’ün arkasından bakıldığında, araç arkadan itiş (RWD) karakteriyle yol tutuşunu sürdürüyor. 6.5 saniyede 0–100 km/s hızlanma ve 150 km/s maksimum hız, o dönemin sıcak hatchback’leri için gerçekten de iddialı rakamlardı; ancak gerçek deneyim, bu sayılarla çok daha fazlasını sunuyordu. Turboşarjlı motorun verdiği tork, orta devirlerde bile aracın yola yapışmasını sağlıyor ve sürücüye her zaman bir miktar “fazla” hissi veriyordu.

Borg-Warner T5 şanzıman, yüksek devirli doğası gereği bazı zorluklar yarattı; vites geçişlerinde sertlik ve zaman zaman kayış/çatal aşınması sürücüyü dikkatli olmaya zorluyordu. Manuel şanzımanın tepkileri, doğru bakımı sağlandığında gayet tatmin ediciydi — ancak ihmal edildiğinde vites kutusunda hissedilebilir gevşeklik ortaya çıkabiliyordu. Sürüş dinamikleri olarak araç, hem günlük yol konforunu hem de pist tutkununu bir arada sunan nadir örneklerden biri olarak öne çıkıyordu.

Yakıt tüketimi konusunda ise gerçekçi olmak gerekir: Cosworth YBB motoru gerçekten de iştahlıydı. Şehir içi yoğun kullanımda litre başına 12’ye yaklaşan, otoyol sürüşünde ise daha makul bir seviyeye inen tüketim değerleri gözlemlendi. Agresif sürüşte bu rakamlar belirgin şekilde artabiliyordu; araç, “performans için yakıt” felsefesinin en net örneğiydi.

🛠️ İç Mekan Ergonomisi, Yaşam Alanı ve Donanım Özellikleri

Araç 446 cm (175.6 in) uzunluğunda, 173 cm (68.1 in) genişliğinde ve 138 cm (54.3 in) yüksekliğindedir; bu ölçüler, o dönemin hatchback/saloon tasarım diline tam uyum gösteriyor. İç mekanda sürücü karşısına çıktığında ilk dikkati çeken detaylardan biri, integral boost göstergeli hız göstergesinin sunduğu motorsport dokunuşuydu — bu, aracın yarış kökenini kokutan en net işaretlerden biriydi.

Ağırlığı 1.217 kg olan araç, o günkü standartlara göre hafif ve çevik sayılıyordu; bu da sürüş dinamiklerine olumlu katkı sağlıyordu. Yaşam alanı açısından üç kapılı hatchback (1986–1987) versiyonu daha pratik bir bagaj sunduysa da, dört kapılı saloon (1988–1992) versiyonu yolcu konforunu ve erişim kolaylığını artırarak aile kullanımına da uygun hale geliyordu. Donanım seviyesi tek tip olsa da, araçta sunulan ergonomi, o dönemin teknolojik sınırları içinde gayet işlevsel bir deneyim sunuyordu.

İlginizi Çekebilir: Çin Otomotiv İhracatı Ağustos’ta 1 Milyon Birim Seviyesini Aştı, İlk Sekiz Ayda 7,153 Milyona Ulaştı →
Kaynak: EN ↗
×
❮
❯
Gallery Image
1 / 8

📋 Teknik Özellikler

Ford
Motor & Aktarma Organları
Yakıt Tipi Benzin
Motor / Hacim 2.0 L Cosworth YBD/YBG/YBJ turbo I4
Beygir Gücü 180 HP
Tork 277 Nm
Çekiş Sistemi Arkadan İtiş (RWD)
Şanzıman Manuel Şanzıman
Performans & Ölçüler
0-100 km/s6.5 sn
Maksimum Hız150 km/s
Ağırlık1,217 kg
Boyutlar446 cm (175.6 i x 173 cm (68.1 in x 138 cm (54.3 in
Gövde & Segment
Model Yılı1986–1992

Yayınlarda ara

En az 3 karakter yazın.

Konular